⚖️ İç Gelişmeler
- Balıkesir’de askeri uçak kazası ve soruşturma süreci: Balıkesir 9’uncu Ana Jet Üssü Komutanlığı’na bağlı bir savaş uçağının düşmesi sonucu Hava Pilot Binbaşı İbrahim Polat’ın şehit olduğu açıklandı. Milli Savunma Bakanlığı kazanın teknik bir arıza sonucu meydana geldiğini, kesin nedenin yapılacak detaylı inceleme sonrası netleşeceğini duyurdu. Yayınlarda, son yıllarda yaşanan askeri kaza haberlerinin kamuoyunda hassasiyet yarattığı ve sürecin şeffaf yürütülmesinin hem orduya duyulan güven hem de kamu vicdanı açısından kritik olduğu vurgulandı.
💰 Ekonomi
- Enflasyon, güven krizi ve seçim ekonomisi ihtimali: Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin, mevcut ekonomi programının enflasyon hedeflerini tutturamadığını ve güven sorununun derinleştiğini ifade etti. Resmî enflasyon oranları ile vatandaşın günlük hayatta hissettiği fiyat artışları arasındaki farkın fiyatlama ve tüketim davranışlarını bozduğu, bunun da enflasyonu daha yapışkan hale getirdiği dile getirildi. 2027’ye doğru bir erken seçim takvimi ihtimali ve buna bağlı seçim ekonomisi süreci de gündeme gelirken, kamu harcamalarının yönü ve zamanlamasının belirleyici olacağı yorumlandı.
- Altın ve emtia piyasalarında jeopolitik etki: ABD–İran gerilimi ve küresel belirsizlik ortamı, altını yeniden güvenli liman olarak öne çıkardı. Altının yükseliş eğilimini sürdürdüğü, gümüş ve özellikle bakır gibi emtialarda ise küresel sanayi üretimi ve yapay zekâ kaynaklı enerji talebinin belirleyici olacağı belirtildi. Yorumlarda, jeopolitik riskler devam ettiği sürece Türkiye’de bireysel yatırımcının altına yöneliminin sürebileceği değerlendirildi.
🌍 Dış Gelişmeler ve Güvenlik
- ABD’nin İran’a askeri yığınağı ve operasyon ihtimali: ABD’nin İran çevresine yüzlerce savaş uçağı, F-35 ve F-22’ler, uçak gemileri ve hava savunma sistemleri konuşlandırdığı aktarıldı. Bu hazırlığın yalnızca sınırlı bir nükleer tesis operasyonu değil, haftalar sürebilecek daha geniş kapsamlı bir harekât ihtimaline işaret ettiği ifade edildi. Olası saldırının yalnızca tesislerle sınırlı kalmayabileceği, Hamaney ve Devrim Muhafızları çevresini hedef alan operasyon ihtimallerinin de konuşulduğu belirtildi. İran içindeki muhalif grupların hareketliliği ve dış istihbarat ağlarının etkinliği de yayınlarda gündeme geldi. Bu tablo, İran’da rejim istikrarının ciddi bir sınavla karşı karşıya kalabileceği şeklinde yorumlandı. Bunun yanında, bu ölçekte bir yığınağın ardından geri adım ihtimalinin zayıf olduğunu ve askeri seçeneğin ciddi biçimde masada bulunduğunu vurgulandı.
- Türkiye’nin konumu ve göç riski: Türkiye’nin NATO üyeliği ile İran’la sürdürülen diplomatik temaslar arasında hassas bir denge kurmak zorunda olduğu ifade edildi. İncirlik ve radar üsleri gibi başlıkların yeniden siyasi tartışma konusu olabileceği, olası bir çatışmanın Türkiye sınırına doğru yeni bir göç dalgası yaratabileceği hatırlatıldı. 1991 Körfez Savaşı ve Suriye krizine atıf yapılarak, enerji fiyatları ve güvenlik dengeleri üzerinden Türkiye’nin çok katmanlı bir riskle karşı karşıya kalabileceği değerlendirildi.
📌 Genel Değerlendirme
25 Şubat gündemi, ABD–İran hattındaki askeri gerilimin belirgin biçimde tırmandığı ve bunun Türkiye’ye olası etkilerinin yoğun şekilde tartışıldığı bir çerçeve sundu. İçeride ekonomi yönetimine yönelik güven sorgulaması sürerken, dışarıda savaş ihtimali hem güvenlik hem göç hem de enerji fiyatları üzerinden yeni risk alanları yaratıyor. Türkiye açısından temel mesele, bu çok katmanlı baskı ortamında denge politikasını nasıl sürdüreceği olarak öne çıktı.